Yediklerinizin İçinde N(e) Var?

“Yediklerinizin İçinde N(e) Var?” Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer’in çarpıcı kitaplarından biridir. Kitapta “E” kodlu katkı maddelerinin detaylı bir tablosunun yanı sıra sektörle ilgili neden ve nasıl sorularına verilen cevapları da bulabiliyorsunuz. İşleyişin siyasi ve hukuki boyutları, yetkili olan kuruluş ve makamlarla birlikte inceleniyor. Batının bilimine duyulan güven bilimsel araştırmaların yöntemleri ve akademisyenlerin etik pratikleri ortaya konarak tam anlamıyla sarsılıyor.

Kitabın bir market alışveriş rehberi olarak algılandığını gösteren bazı okur yorumları beni gerçekten korkuttu. Kitabın amacının marketlerde elinde bir liste ile dolaşan ve ürünlerin arkalarındaki yazıları inceleyen bir kitle yaratmak olduğunu düşünmek zaten doğru değil. Okur şunu iyi anlamalı, özellikle gıda endüstrisinde yapılan araştırmalar hiçbir zaman yeterli olamaz. Bir katkı maddesinin hangi yönlerinin araştırılacağı, araştırmanın ne kadar süreyle devam edeceği, dozajın ne olacağı, bir başka katkı maddesi ile olan etkileşimi ve hangi canlı üzerinde denemelerin yapılacağı gibi soruların kombinasyonları dahi sonsuza yakın olabilir. Araştırmaların üzerindeki bilim dışı etkenleri de hiçbir zaman unutmamak gerek. Bu sebeplerden ötürü bu kitap insanların paket gıdaları terk etmesine ve tabi olana, bizlere sunulmuş olana yönelmelerine vesile olmalıdır.

Araştırmalarda kullanılan canlılar konusuna da değinmek gerek. Veganlar, hayvansal gıda tüketimini kısıtlayanlar veya doğaseverler; unutmayın ki bu katkı maddelerinin ve ambalajların hepsi onaylanıp piyasaya sürülmeden önce muhtemelen canlılar üzerinde deneniyor. Doğrudan bir zarar olmadığında bile üretim aşamalarında bir şekilde doğa sömürülüyor, dolaylı yollardan yine ekosistemimiz ve tüm canlılar bundan zarar görüyor. Hindistan cevizi sütü veya sertifikalı besin takviyeleri gibi ürünleri kullanmaktan vazgeçin ve uzak durmaya çalıştığınız üretim sisteminden farklı gözükse de ondan hiçbir farkı olmayan bir başka endüstrinin büyümesine izin vermeyin. Gerçekten doğal olana yönelin ve doğal olanı talep edin.

Kitabın arka kapağından,

Beslenme, şefkatli anne ellerinden market raflarını ‘süsleyen’ sentetik gıdaların insafına terk edildiğinden beri sağlığımız da bozuldu. Gıda sektörü son derece rasyonel: Daha çok kazanmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Yiyeceklerin tabiî hallerine tahammül edemiyorlar! Çünkü bizim için sağlık demek olan bu tabiîlik onlar nezdinde ‘para’ etmiyor. Büyük üreticiler ve onların emrindeki mühendisler, gıdaların raf ömrünü mümkün olduğunca uzatmak, rengini cazip kılmak, tadını değiştirmek, hacmini artırmak için gece gündüz çalışıyorlar. Bu ‘yapay’ değişimi sağlamak için de ‘katkı maddeleri’ kullanıyorlar. Ama ‘küçük’ bir sorun var: Bu katkı maddeleri hem sağlığımızı, hem de insanlığın geleceğini çok ciddi şekilde tehdit ediyor.

Deccal Tabakta, Şeytan Ye Diyor! ve Müslüman’ın Diyeti kitaplarının yazarı, Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer bu kitabında, endüstriyel yiyeceklerin janjanlı paketlerinin üzerinde mini minnacık puntolarla yazılan E kodlu katkı maddelerini inceliyor. A’dan Z’ye tüm katkı maddelerinin hangi kaynaktan elde edildiğini, hangi tip yiyeceklerde kullanıldığını ve risklerini anlatıyor. Artık alışverişe çıkarken bu kitabı da yanınıza alın. Yiyeceklerin etiketlerini dikkatlice okuyun, içindeki katkı maddesinin ne işe yaradığını (ya da hangi hastalıklara yol açtığını) bu kitaptan öğrenin. Sonra bir an çocuğunuzu, sevdiklerinizi ve sağlığınızı düşünün. Vicdanınız el verirse alışverişe devam edin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s